29 Ekim 2020 Perşembe Gazete Birinci Sayfaları   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Hakkımızda   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
DOLAR 8,3176
EURO 9,7604
IMKB 1,1270
ALTIN 502,1500
   
ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ SEKTÖRDEN ŞİRKETLER FUAR HABERLERİ RÖPORTAJLAR DÜNYA BAŞARI ÖYKÜLERİ AKTÜEL SPOR E-DERGİ
 
Golden Life Google
E.Bakan Bülent AKARCALI

   
Türk üniversitelerinin markalaşması
 E-posta ile gönder Yazdır Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
31 Ocak 2012 Salı   Yazı Boyutu

Kişiler ve Kurumlar ancak karar verdikleri hedeflere ulaşabilirler. Şansınız çok olsa bile bir piyango

bileti alamadan size piyangodan büyük ikramiye çıkmasını bekleyemezsiniz.

 

Buna karşın varmak istediğiniz hedef hangisi olursa olsun, siz hazırlıklı olur ve o hedefe erişmek için

gerekli çabayı gösterir, azim ve iradenizi ortaya koyarsanız hedefinize erişmeniz artık şansa değil

zamana bağlıdır.

 

Üniversitelerimizin uluslararası alanda markalaşmalarının, da bizlerin bu yöndeki kararlılığına bağlı

olduğuna inanmaktayım. Tabii ki kararlılık, elde bilgi, birikim, deneyim ile gerekli alt ve üst yapı

olmadan tek başına yeterli olamaz. Ancak ben Türkiyenin bu saydıklarıma artık fazlasıyla sahip olduğu

kanısındayım.

 

Ülkemiz, ulaşım, iletişim, bilgi aktarma, dış dünya ile bütünleşmede en ileri ülkelerden geride

değildir. İnsan kaynağımız artık çok gelişmiştir. ABD başta olmak üzere Batı ülkelerine zamanında

gidip yerleşmiş bilim adamlarımızın, akademisyenlerimizin Türkiye ye gelip çalışmalarını sağlayacak

bilimsel, ekonomik, kültürel ve sosyal ortamlar artık yeterince sağlanmıştır.

 

Devlet Üniversiteleri yanında , Vakıf Üniversiteleri de büyük atılımlar gerçekleştirmis ve içlerinde

Mükemmeliyet Merkezleri olmak üzere iddialı biçimde ilerleyenleri vardır.

 

Markalaşma konusunda önemli bir ölçütün ''aranılırlık'' olduğunu 1969 ve 70lerde öğrendim. 1968

öğrenci olaylarından sonra, o sırada son sınıf öğrencisi olduğum Brüksel Üniversitesi'nin, 1980lerin

üniversitesini oluşturmak için kurduğu 7 kişilik araştırma ekibine ben de seçilmişdim. Daha sonra

üniversitenin Planlama bölünde uzman olarak devam ettiğim çalışmalarda, geleceğe yönelik konulan

çok sayıda bilimsel, akademik, kültürel vs kriterler yanında yabancı akademisyen ve öğrencilerin

Brüksel Üniversitesini öncelikle tercih etmelerinin nasıl sağlanacağı ve bu tercihin nelere bağlı

olduğunun araştırılması geliyordu.

 

Avrupa'nın göbeğinde, Nato ve AB Genel Merkezlerinin bulunduğu, son derece tanınmış bir şehrin

1830 larda kurulmuş Üniversitesi ''aranılırlık ve tercih edilme'' kriterlerinden markalaşmaya giden

yolu arıyordu.

 

Erişilmesi için çalışılan hedeflerin başında toplam öğrenci nüfusu içerisinde yabancı öğrenci

payının %25 den aşağı düşememesi geliyordu. Akademisyenler için aynı oran en az %10 olarak tespit

edilmişti.

 

Brüksel Üniversitesi, öğrencilerden alınan yüksek harçlarla yaşayan bir kurum olmadığı için bu

yüzdenin gelir amaçlı olmadığı belliydi. Üniversitenin bilim, eğitim vs düzeyini ölçmek yabancı öğrenci

ve akademisyen tercihleriyle yapılıyordu.

 

Ülkemizde de bu aranılırlığa erişmek ve Türk Üniversitelerine gelmek isteyen yabancı öğrenci ve

akademisyenlere kapılarımızı iyice açmak zorundayız .

 

Kurucusu olduğum İstanbul Bilgi Üniversitesinin benzer şekilde dış dünya'ya açılması için çok uğraş

verdik. Çin den 50 öğrenciyi kayıt ettiğimiz yıl adeta bayram yapmıştık.

 

Fransızca eğitim verecek bir Üniversitenin kurulması için 1985 de Jacques Chirac ile başlayıp 1991 da

Turgut Özal'ın yaptığı resmi ziyarette karara bağlattığımız ve daha sonra rahmetli Çoşkun Kırca'nın

çabalarıyla gerçeğe dönen Galatasaray Üniversitesi de, gerek yabancı akademisyen gerekse öğrenciler

 

açısından, aranılırlık ölçüsünde ciddi gelişme göstermiştir.

Türkiye' nin coğrafi durumu ve tarihi ilişkileri çevre ülkelerden bilim adamlarını cezbedecek

durumdadır. Sovyet rejiminin eleştirilemeyecek yönlerinden biri bilimselliğe verdiği önem olmuştur.

Başta batı ve orta Asya Türk Cumhuriyetleri olmak üzere, Rusya, Ukranya gibi ülkelerden ciddi sayı ve

kalitede bilim insanı ülkemize geldiği gibi, daha da gelebilir.

 

ABD'nin üstünlüğünün Dünya nın dört bir yanından gelen bilim adamlarına kapılarınınn açık

olmasındandır. Amerikan kökenli olmayanları ABD den çıkartmaya kalksanız ABD Üniversiteleri çok

ciddi zorluklarla karşılaşırlar.

 

Markalaşma konusunda kademeli hedefler koyabiliriz; Balkanlarda, Karadeniz Ekomomik İşbirliği

Ülkeleri içersinde, Orta Doğu ve Afrika coğrafyasında, Avusturyadan-Çine kadar olan coğrafyada ve

Batı Dünyasında ilk 10 veya 50 de olmak gibi.

 

Bu hedefler YÖK gibi bütün üniversiteleri temsil eden kuruluşlar tarafından belirleneceği kadar, her

üniversite de kendi hedeflerini ve bu hedeflere varmada kullanacağı yöntem ve imkanları tespit

edebilir.

 

1980 lerde ''Türkiyenin ihracaatı 20 milyar doları nasıl bulur'', ''Türk Müteahhitlerine Yurt Dışında

20 milyar dolarlık Pazar Var'' gibi çalışmalarıma gülüp geçenlerin bugünlere gelebileceğimize

dair inançları yoktu. Ama bugün 2023 için 500 milyar dolar ihracaat hedefi koyabiliyor ve Türk

Müteahhitlik sektörü ABD yi geçip Çin den somnra Dünya da 2. sıraya yerleşebiliyor.

 

1985 de bu ülkeye 5 milyon turiast getireceğiz dediğimizde bizi hafife alan, hatta alay edenlerin daha

sonra ne kadar utandıklarına şahit oldum. Geçmiş yıllarda, esas sorunumuz olan ileriyi görememek.

büyük hedeflere yönelememek ve benzeri durumların gerilerde kaldığını iyice bilmemiz gerekir.

Türkiye artık karar verdiğini gerçekleştirecek büyüklük ve güce sahip bir ülke haline gelmiştir. Bu

gelişmeyi büyük ölçüde Turgut Özal'a, ona inanan kadrolara ve Milletimizin desteğine borçluyuz.

Benzer toplantı 10 yıl sonra düzenlendiğinde Dünya çapında tanınmışlığı, saygınlığı, bilimsel düzeyi,

zirveye çıkmış çok sayıda üniversite temsilcimizin bu toplantıda başarılarını anlatacaklarına olan

inancımın tam olduğunu söylemek istiyorum.

 

Eğer 1970 lerde bağnaz, tutucu, Devleti insanımızın önüne koyan, kendi vatandaşına güvenmeyen

anlayış o yıllarda kurulmaya başlayan özel üniversiteleri marifetmiş gibi, çağdışı Stalinci anlayışla

kapattırmasıydı, bugün belki de dünya çapında markalaşmış onlarca Türk üniversitesinin başarısını

konuşuyor olacaktık.

 

1970 lerde üniversiteleri kapatma yerine, destekleyip ve denetleseydik, eminim ki bugün tam

manasıyla oturmuş en azından 50 üniversitemiz daha olabileceği gibi, o yıllardan bu günlere kadar

olan 35 yıllık sürede üniversite dışı kalmış milyonlarca gencimizin geleceği bambaşka olabilecek ve

istediği eğitimi yapamamış gencimiz kalmayacaktı.

 

Özel üniversiteleri kapattıran ve buna ön ayak olan zihniyet, bunun için uğraşmış olan

akademisyenler, siyaset adamları, yazılarıyla destek veren köşe yazar ve gazete yöneticileri Türk

gençlerine en büyük kötülüğü yapmış kişiler olarak ifşa edilmeli, yaptıklarının bir eğitim soykırımı

olduğu aradan 40 yıl geçde de sağ olanların yüzüne haykırılmalıdır.

 

Türk Üniversitelerinin çok değerli temsilcileri, inandığınız ölçüde, azim ve iradeyle çalışmalarınıza

devam ettiğinizde erişemeyeceğiniz mertebe bulunmamaktadır.

 

Sizler, Dünya ya hükmetmiş bir Milletin en seçkin unsurlarısınız. Kadim tarihte geçerli olmuş olan silah

 

yöntemleriyle fetih yerine, sahip olduğunuz akıl-bilim-kültür-insan sevgisiyle önce gönülleri sonra da

beyinleri feth etmememiz için bir sebep yoktur.

Bu yazı 14231 defa okunmuştur. Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 1  
 

Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
Hasan CAN

IJS BAŞLIYOR!
 
  YAZARLAR

 
Şükrü Can
 
İAR SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNE DEVAM EDİYOR

 
E.Bakan Bülent AKARCALI
 
Türk üniversitelerinin markalaşması

 
E.Hesap Uzmanı Hasan YALÇIN
 
Kurumlar Vergisinden Muaf Kurumlar

 
Dr.Özkan HALAÇ
 
Q3-Likidite tuzağı ve altın

 
Av.Filiz METİN
 
Arabuluculuk

 
Av.Umut METİN
 
MUNZUR’UN DORUĞU GİBİ ADALET GEREK TÜRKİYE’YE

 
Selami TÜTÜNCÜOĞLU
 
KİAŞ Yönetiminin büyük başarısı!

 
Prof. Dr. Şükran ŞIPKA
 
''Anlaşmalı Boşanma'' -II-

 
Dr.Osman ESKİCİ
 
Alerji

 
Nilgün Bakkaloğlu
 
Tarihe tanıklık eden mücevherler

 
Ahmet BİLGEN
 
Bir Milyon Sene Sonra

 
Dilek ÖZER
 
Fotoshoplu Hallerimiz

 
Psikolog Simla Metiner
 
Eleştiri ile Başetmenin Yolları

 
Aysel ALTUN
 
Hayat Seçimlerden İbarettir!

 
Büşra Bora
 
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mı yaşamasın mı?
  ÇOK OKUNANLAR
  GOLDEN LİFE FACEBOOK'TA
  HAVA DURUMU
  İstanbul
Perşembe Cuma Cumartesi
13 / 18 °C 13 / 17 °C 11 / 14 °C
  BAŞARI ÖYKÜLERİ
  2012 yılını yaklaşık yüzde 40 büyüme ile tamamlayan Altınbaş, 2013 yılında da yüzde 40’lık ciro artışı öngörüyor
  Coca-Cola'ya ikinci Türk yöneticinin atanmasının hemen ardından bir Türk yönetici daha yurtdışına transfer oldu
  6 yaşında Bingöl’de çobanlık yapan İsmet Özdek, 32 yaşında Avrupa’nın en görkemli balosunun baş koreografı olmayı başardı
  İşe babasının kuyumcu mağazasında çırak olarak başlayan İKO Başkanı Alaattin Kameroğlu'nun başarı öyküsü
  Altınbaş Holding olarak 35 markamız ile 5 kıtada faaliyet gösteriyoruz.4 milyar doları aşan aktif ...
  Select kadın giyim mağazalar zincirini satın alan Türk işadamı büyük başarısıyla dikkat çekti
  DÜNYA
  Başkent Bükteş'te bir gece kulübünde patlama meydana geldi
  Dördüncü yılındaki Suriye iç savaşında, ABD ilk defa olarak Suriye toprağına Amerikan askeri konuşlandırılacağını açıkladı
  Büyük bir Asteroid'in bugün dünyanın çok yakınından geçmesi bekleniyor
  352 kiloluk ABD'li, obezite tedavisi gördüğü hastaneye pizza sipariş edince 'disiplini bozuyor' diye sokağa atıldı
  IŞİD hedeflerini vurmak için İncirlik Üssü’nden havalanan iki ABD jeti, Rus uçağı tarafından engellendi
  BM Genel Kurulu Genel Görüşmelerinin ilk gününde kürsüye çıkan liderler Suriye'deki krizin çözümü için farklı mesajlar verdi
  ANKET
   ÜRÜN TANITIMLARI

Altınbaş Baharı Üç Renk ile Karşılıyor

Modern Gümüş Tasarımlar onda!

Sektörün lider markası ZEN PIRLANTA

Altınbaş'ın, Genç Koleksiyonu "Promıss"

Gizemi Favori ürünleri ile keşfedin!

Favori'den, Kuğu Zarifliği
Ana Sayfa |  Günün Haberleri |  Arşiv |  Firma Adresleri |  Ziyaretçi Defteri |  Hakkımızda |  Künye |  İletişim |  Rss |  iGoogle
RSS

Add to Google
Goldenlifegazetesi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Golden Life sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama