07 Temmuz 2020 Salı Gazete Birinci Sayfaları   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Hakkımızda   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
DOLAR 6,8617
EURO 7,7691
IMKB 118,4850
ALTIN 393,8500
   
ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ SEKTÖRDEN ŞİRKETLER FUAR HABERLERİ RÖPORTAJLAR DÜNYA BAŞARI ÖYKÜLERİ AKTÜEL SPOR E-DERGİ
 
Golden Life Google
Ahmet BİLGEN

ahmetbilgen2012@gmail.com   
Bir Milyon Sene Sonra
 E-posta ile gönder Yazdır Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
01 Şubat 2016 Pazartesi   Yazı Boyutu
İki sene içinde yayınlayacağımız 3. yazı olacak. Bu dizi bayağı sıkıntılı oldu. Herkese çok uçuk kaçık geldi. Daha sonra yayınlayamadık tabi ki. Ama bir sene sonra dramatik bir şey oldu. National Geographic dergisi “Geleceğe doğru 1 milyon sene sonra” yazı dizisini başlattı. Benim için gurur verici bir şey oldu. Tabii doğal olarak dergiden de izin çıktı. Bu benim için inanılmaz güzel bir maceraya dönüştü. Onların anlattıkları ile benim anlattıklarım arasında ne gibi benzerlikler olacak, ne gibi ayrılıklar olacak, benim için tam bir merak konusu. İlki 3 Eylül’de yayınlandı. Ben onların yaptıklarını 10 gün sonra gördüm. Çok güzel bir dizi olmuş. Nefesimi tutup izledim. Çok ayrıntılı ve nefis olmuş. Robotları anlatmışlar, ölümsüzlük var. Uzun ömrün getireceği yaşama sevinci, kaybı... Sosyolojik bozukluklardan bahsetmişler. Bunlardan bütün fütüristler bahsedecektir muhakkak. National Geographic de hakkını sonuna kadar vermiş. Bizim yazı dizisi tam yayınlayamadığımız için bir milyon sene geride kaldı. Yani bu arkadaşların bahsettikleri konulara gelmemiştik. Ama şimdi, onların başladıkları noktadan devam etmek zorundayım. National Geographic için söyleyeceğim şu; onlar taş patlasın 5, 10 bin sene bakabilmişler. Bir milyon seneyle hiç alakaları yok. Objektifleri o kadarını görmüş. Bir milyon sene sonra insan cinsi yaratıklar, Güneş ve yıldızlarla basket gibi oynayacaklar. Güneş şişecek, dünyayı içine alacak, gezegenler yok olacak. Unutun hepsini. Güneşi gaz lambası gibi ayarlayabilecekler, ne şişmesi ne inmesi, istedikleri gibi güneşler yapacaklar. Anderomadia bizimle çarpışacakmış; geçin onları. Hepsini dizayn edecekler. Çarpışan marpışan bir şey olmayacak. Nerden mi biliyorum? Bir milyon sene önce gökyüzüne kafasını kaldıran bir insan için yıldırımlar, şimşekler ve yaşadığı yer yüzü neydi? Kontrol edilir şeyler miydi? Ya bugün? Dünya, insan oğlu için ne kadar küçüldü. Birkaç bin sene içinde tamamen kontrolün bizde olacağına hiç şüphe yok. 1 milyon sene sonra bizim galaksimiz içinde bu olacak. Bir milyon sene önceki insan için durum neyse, şimdi de bizim için durum aynı. O zaman da akıl almaz olarak duruyordu, şimdi de. Ölümsüzlüğe ulaşmak çok uzun sürmeyecek. Önümüzdeki bin yılda bu iş bitecek gibi duruyor. Hapishaneden kaçmak işin onda biridir, diğer dokuzu tekrar yakalanmamaktır. Ölümsüzlüğü bulmak da öyle bir şey. Birkaç yüzyıl yaşadıktan sonra hayattan sıkılmanız kaçınılmaz olacak. Ölüme tekrar yakalanmak isteyeceksinizdir. İnsanlığın sorunu ölümsüzlüğü hazmetme sorunu olacaktır. Robotlar konusuna gelince. Herkesin bu konuda zaten epey fikri var. Temel olarak üstümüzdeki bütün fiziksel angaryaları ve hamaliye işlerini onların yapacağı kesin. Bu robotlar 1 milyon sene sonra dünya yörüngesinde 6-7 tane dünyayı yapmış olup kullanıma açmış olacaklar. İnsandan türemiş yaratıkların cirit attığı bir evren olacak. Öyle büyük robotlar yapmış olacağız ki. Ayrıca da zorundayız. Bir gezegeni yerinden söküp başka yere monte edeceğimizden hiç şüphem yok. Kendimize dünyalar inşa edeceğiz. Bugünün apartman yapması gibi bir şey olacak. Yıldızları çaldığımız, kaçırdığımız bir dönem olacak. O zaman da evreni kirletiyor olacağız. Bazı kahredici şeyler değişmeyecek. 40 -50 milyon sene sonra akıllı bir yaratık sınıfa girdiğinde kulaklarınıza inanamayacaksınız. Şöyle konuştuklarını duyabilirsiniz; “Homo sapiens diye atalarımız varmış, en ilkelleri bunlarmış, canlı türlerini tüketen ilkel yapılardaymışlar. Tam bilmiyoruz ama öyle olduğu evrim sürecimizden anlaşılıyor.” Yani çoktan tarihten bile silinmiş olacağız. Bu arada Dünya’yı da kaçırmış olacaklar. Tıpkı kutsal kase hikayesine dönecek. Evrene yayılmış yüzlerce çeşit insansı akıllı yaratık, bu mavi bilyeyi almak isteyecekler. Atalarının geldiği bu kutsal mavi bilyeyi kimse bırakmayacakladır. Bu savaş kaçınılmaz olacaktır. Kutsal emanetler gibi. Daha sonra milyon seneler içinde tarih karışması denen kaçınılmaz bir zaman yaşayacağız. Tıpkı en büyük medeniyetin (Mısırlılar) yazısını kaybettiğimiz gibi. Atlantis gibi bir sürü uygarlıktan bir haber hale geldiğimiz gibi. Tarihimizin onda birini bildiğimiz gibi. Evrendeki insansı akıllı yaratıkların ortak miti şu olacak; söylendiğine göre mavi bilye denen gezegenden geliyormuşuz. Ama Güneş’in yörüngesinde de böyle bir gezegen yok, varsa da çoktan yok olmuş. Evrendeki bizim için konuşulacak son şey bu olacak. Bunun dışında bilmediğimiz neler olabilir bir milyon sene sonra? Artık bundan sonra bu fiziksel yasaları yaratan işlevleri keşfettiğimiz, temel işlevleri keşfetmeye başlayacağız yani onları yapan yasaları. Temellerini. Bu fizik yasalarını çalıştıran ne? Bunun temelinde ne var gibi soruların zamanı gelecek. Kendi fiziksel yasalarımızı yaratacak, özel ortamlar hazırlayacağız. Gördüğümüz evrendeki fiziksel yasalarla yaşıyoruz. Görmediğimiz göremediğimiz evrenin yasalarının farklı olduğu kesin. Bu evrensel bakış açısını geliştirmek zorundayız. Sonsuzluğun kurallarını öğrenme zamanımız gelecek. Önce evrende bir şeyin bitmediğini ve başlamadığını öğreneceğiz. Ya da hazmedeceğiz. Bing Bang teorisinin palavra olduğunu göreceğiz. Şimdiden döndüler çoklu evren teorisine. Tekilden sonsuzluğa ulaşmak çocukça duruyor. Sonsuzluktan sonsuzluğa uzanmak çok mantıklı, gördüğümüz de o zaten. Tekil sonsuz olmayacaktır hiçbir zaman. Evrenin yanıp tutuştuğu bir bölümde yaşıyoruz. Her şey yanmış. Bu yanan bölümün küllerinde doğmuşuz sanki. Anka kuşu gibi. Belki de evrensel bir yaranın üzerindeyiz. Kâinatın dokusunun çoğu bölümünü görmediğimiz kesin. Gördüğümüz tek şey yangın. Kainatın tamamını kavramamız mümkün olmayacak. Sonu ve başı olmayan şeyler kavranılmaz tümden. Sonsuzluğun kurallarından… Her neyse, bu yazı benim için bir önlem yazısı niteliğinde. Yani normal bir milyon sene dizisinin dışına çıktı. Güneş’le basketle topu gibi oynayacaklar gibi şeyler yazdım, öylesine yazılan palavra şeyler değil. Bunun bugünden yapılabileceğinin emareleri var. Baharda açan bir dalın ucu gibi uç vermiş. Yazdıklarımın hepsinin mantıklı bir ucu var demek istiyorum, öylesine yazmadığımı söyleyebilirim. Şimdi arkama yaslanıp, bu yazdıklarıma benzer şeyler söyleyecek mi National Geographic, göreceğiz... Aklın yolu birdir, bazı şeyler kaçınılmaz olarak tutabilir. Bundan sonra biz orijinal bir milyon senemize dönüp, medeniyet yaratmanın nasıl çalıştığını anlatıp normal seyrimize döneriz. Amerikalılar yazmadan önce sonsuzluğun temel algoritmasını yazsam iyi olacak...
Bu yazı 9602 defa okunmuştur. Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 1  
 

Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
Hasan CAN

IJS BAŞLIYOR!
 
  YAZARLAR

 
Şükrü Can
 
İAR SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNE DEVAM EDİYOR

 
E.Bakan Bülent AKARCALI
 
Türk üniversitelerinin markalaşması

 
E.Hesap Uzmanı Hasan YALÇIN
 
Kurumlar Vergisinden Muaf Kurumlar

 
Dr.Özkan HALAÇ
 
Q3-Likidite tuzağı ve altın

 
Av.Filiz METİN
 
Arabuluculuk

 
Av.Umut METİN
 
MUNZUR’UN DORUĞU GİBİ ADALET GEREK TÜRKİYE’YE

 
Selami TÜTÜNCÜOĞLU
 
KİAŞ Yönetiminin büyük başarısı!

 
Prof. Dr. Şükran ŞIPKA
 
''Anlaşmalı Boşanma'' -II-

 
Dr.Osman ESKİCİ
 
Alerji

 
Nilgün Bakkaloğlu
 
Tarihe tanıklık eden mücevherler

 
Ahmet BİLGEN
 
Bir Milyon Sene Sonra

 
Dilek ÖZER
 
Fotoshoplu Hallerimiz

 
Psikolog Simla Metiner
 
Eleştiri ile Başetmenin Yolları

 
Aysel ALTUN
 
Hayat Seçimlerden İbarettir!

 
Büşra Bora
 
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mı yaşamasın mı?
  ÇOK OKUNANLAR
  GOLDEN LİFE FACEBOOK'TA
  HAVA DURUMU
  İstanbul
Salı Çarşamba Perşembe
23 / 30 °C 21 / 24 °C 20 / 26 °C
  BAŞARI ÖYKÜLERİ
  2012 yılını yaklaşık yüzde 40 büyüme ile tamamlayan Altınbaş, 2013 yılında da yüzde 40’lık ciro artışı öngörüyor
  Coca-Cola'ya ikinci Türk yöneticinin atanmasının hemen ardından bir Türk yönetici daha yurtdışına transfer oldu
  6 yaşında Bingöl’de çobanlık yapan İsmet Özdek, 32 yaşında Avrupa’nın en görkemli balosunun baş koreografı olmayı başardı
  İşe babasının kuyumcu mağazasında çırak olarak başlayan İKO Başkanı Alaattin Kameroğlu'nun başarı öyküsü
  Altınbaş Holding olarak 35 markamız ile 5 kıtada faaliyet gösteriyoruz.4 milyar doları aşan aktif ...
  Select kadın giyim mağazalar zincirini satın alan Türk işadamı büyük başarısıyla dikkat çekti
  DÜNYA
  Başkent Bükteş'te bir gece kulübünde patlama meydana geldi
  Dördüncü yılındaki Suriye iç savaşında, ABD ilk defa olarak Suriye toprağına Amerikan askeri konuşlandırılacağını açıkladı
  Büyük bir Asteroid'in bugün dünyanın çok yakınından geçmesi bekleniyor
  352 kiloluk ABD'li, obezite tedavisi gördüğü hastaneye pizza sipariş edince 'disiplini bozuyor' diye sokağa atıldı
  IŞİD hedeflerini vurmak için İncirlik Üssü’nden havalanan iki ABD jeti, Rus uçağı tarafından engellendi
  BM Genel Kurulu Genel Görüşmelerinin ilk gününde kürsüye çıkan liderler Suriye'deki krizin çözümü için farklı mesajlar verdi
  ANKET
   ÜRÜN TANITIMLARI

Altınbaş Baharı Üç Renk ile Karşılıyor

Modern Gümüş Tasarımlar onda!

Sektörün lider markası ZEN PIRLANTA

Altınbaş'ın, Genç Koleksiyonu "Promıss"

Gizemi Favori ürünleri ile keşfedin!

Favori'den, Kuğu Zarifliği
Ana Sayfa |  Günün Haberleri |  Arşiv |  Firma Adresleri |  Ziyaretçi Defteri |  Hakkımızda |  Künye |  İletişim |  Rss |  iGoogle
RSS

Add to Google
Goldenlifegazetesi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Golden Life sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama