27 Ocak 2020 Pazartesi Gazete Birinci Sayfaları   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Hakkımızda   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
DOLAR 5,9501
EURO 6,5652
IMKB 122.141,8000
ALTIN 302,7310
   
ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ SEKTÖRDEN ŞİRKETLER FUAR HABERLERİ RÖPORTAJLAR DÜNYA BAŞARI ÖYKÜLERİ AKTÜEL SPOR E-DERGİ
 
Golden Life Google
Büşra Bora

   
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mı yaşamasın mı?
 E-posta ile gönder Yazdır Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
17 Ekim 2012 Çarşamba   Yazı Boyutu

Gelecek, kariyer ve iş dünyasının acımasız tutumu, eğitim sektörünün inişli çıkışlı düzeni, tekdüze giden ve bir türlü halledilemeyen gelir haksızlıkları derken bugünkü sıkıntımızın krizle eş orantılı olduğunu fark ettim. Fark ettim diyorum çünkü her geçen gün yeni bir şey öğrendiğimiz ve şaşakaldığımız bugünlerde fark edilmeyen, fark edilmeyi bekleyen meğer ne çok sorunumuz varmış. Kriz gelmiş neyime. Bu kavram sanki hiç yoktu hayatımızda. Eğitimde kriz, maddi kriz, manevi kriz, ruhsal kriz… Bunları daha önce hiç görmedik sanki. Hatta görmeyi bırakın duymadık hatta ve hatta yanımızdan bile geçmedi. Belki de bu şekilde düşündüğümüz için bu denli korkuyla karşıladık krizi. Bizim için alışılagelmiş kriz kavramını… Yurtdışında yaşandıktan sonra ne kadar da önemli hale geldi şu kriz. Soruyorum size ey okurlarım; “Kriz mi bizi vurdu yoksa biz mi krizi vurduk?” Daha düne kadar biz krizin alasını yaşarken hatta kriz bize kene gibi yapışmışken; “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” zihniyetiyle zaman geçirenlere bu sözüm.

Bu soru birçok kapıyı açabilecek anahtar gibi adeta… Bu aralar dikkatimi çeken bir diğer konu da evren bu kadar zorlu zamanlar içinde sınanırken bir yandan krizin hiç uğramadığı aşiret düğünleri, daha reklamı yapılalı birkaç gün geçmiş olan milyon dolarlık (Evet dolar diyorum. Ülkemiz neden kendi parası yerine başka ülkelerin parasını kullanıyor hiçbir şekilde anlamış değilim!) yalıların, evlerin, villaların kapış kapış gittiği güzel ülkemin insanlarını anlamakta çok zorlanıyorum. O haybeye harcanan paralar sanırım şu dönem hayatları kurtarabilecek düzeyde. Kelimeler tarifsiz kalıyor. Aslında az önce sorduğum soru tam da bu olay için biçilmiş kaftan. Mantığı ile düşünen insanlarımız kendi başlarına geldiğinde tahammülsüzce kendi hayatlarından vazgeçebilecek duruma gelebiliyorlar. Bu ülkede ya fakirsiniz ya da çok zengin. Ortası yok bunun. Bu belki de kalıplaşmış bir düz mantık haline geldi. Yani Zengin = Sağlık + para + saygınlık + hizmet + yaşama hakkı + şans…
Fakat Fakir = H İ Ç… Hayatta hep Kadın/Erkek eşitliğidir gidiyor. Önce İNSAN eşit olmalı bence. Hemen yan taraftaki komşumuz açken biz tok geçirmeyelim günümüzü, dostumuz dertliyken mutlu görmesin yüzünüzü, başkası hata yapmışsa hor görmeden kapatalım ayıbını. “Başkasının ayıbını örtmekte gece gibi ol” demiş Mevlana… Dertlerimiz bununla da bitmiyor. Şuan canımı sıkan ve aklımın almadığı bir durumla karşı karşıya bırakacağım sizi. Hani o devamlı utanmadan yaptıkları zamlar var ya; ilk sıra tabii ki elektrik. Peki, soruyorum bu nasıl zam düzenidir ki, Türkiye elektriğini komşu ülkeye ucuz verirken kendi topraklarına kendi insanına kendi canına pahalı vererek günden güne vatandaşının canını yaksın. Her canımsın diyen canımızı yakar hale geliyor. Bu ne insafsızlıktır ki asgari ücrete tabii vatandaşımızı cinnete, intihara sürükleyebiliyor. Kale içten yıkılır sözü bunu öyle doğrular durumda ki. Biz yıkılmaz kaleyken rutubetten çürümeye yüz tuttuk. İçimize rutubet kaplatan kendi adamlarımız, kendi başımıza gelenler olmadı mı? Artık çok yorulduk. Hakların yenilmesinden, sistem bozukluğundan, karşılık alamamaktan yorulduk. Maaş denen şeyin artık sadece açlıktan ölmemek için olduğunu hepimiz biliyoruz ki bazen ona bile engel olamıyoruz. Çok ilginç bir o kadar da trajiktir ki hepimiz buna gözümüzü kapatıyor, görmezlikten geliyor, yeri gelince de kör, sağır dilsiz olup üç maymunu oynuyoruz. Ancak unutulmuş bir gerçek var ki Sultan Süleyman’a kalmayan bu dünya durmadan dönmeye devam ediyor. Dünya döndükçe dengeler değişiyor. Bugün iyi olan yarın kötü, bugün kötü olan yarın iyi oluyor. Eee ne oldum değil ne olacağım sözünü de kanıtlıyor. Şimdi arkanıza yaslanın ve bu sorunun cevabını verin kendinize;
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mı yaşamasın mı?
Siz bu sorunun cevabını düşünedurun… Saygılarımla…

Bu yazı 16774 defa okunmuştur. Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  
 

Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
Hasan CAN

IJS BAŞLIYOR!
 
  YAZARLAR

 
Şükrü Can
 
İAR SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNE DEVAM EDİYOR

 
E.Bakan Bülent AKARCALI
 
Türk üniversitelerinin markalaşması

 
E.Hesap Uzmanı Hasan YALÇIN
 
Kurumlar Vergisinden Muaf Kurumlar

 
Dr.Özkan HALAÇ
 
Q3-Likidite tuzağı ve altın

 
Av.Filiz METİN
 
Arabuluculuk

 
Av.Umut METİN
 
MUNZUR’UN DORUĞU GİBİ ADALET GEREK TÜRKİYE’YE

 
Selami TÜTÜNCÜOĞLU
 
KİAŞ Yönetiminin büyük başarısı!

 
Prof. Dr. Şükran ŞIPKA
 
''Anlaşmalı Boşanma'' -II-

 
Dr.Osman ESKİCİ
 
Alerji

 
Nilgün Bakkaloğlu
 
Tarihe tanıklık eden mücevherler

 
Ahmet BİLGEN
 
Bir Milyon Sene Sonra

 
Dilek ÖZER
 
Fotoshoplu Hallerimiz

 
Psikolog Simla Metiner
 
Eleştiri ile Başetmenin Yolları

 
Aysel ALTUN
 
Hayat Seçimlerden İbarettir!

 
Büşra Bora
 
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mı yaşamasın mı?
  ÇOK OKUNANLAR
  GOLDEN LİFE FACEBOOK'TA
  HAVA DURUMU
  İstanbul
Pazartesi Salı Çarşamba
7 / 10 °C 7 / 12 °C 5 / 10 °C
  BAŞARI ÖYKÜLERİ
  2012 yılını yaklaşık yüzde 40 büyüme ile tamamlayan Altınbaş, 2013 yılında da yüzde 40’lık ciro artışı öngörüyor
  Coca-Cola'ya ikinci Türk yöneticinin atanmasının hemen ardından bir Türk yönetici daha yurtdışına transfer oldu
  6 yaşında Bingöl’de çobanlık yapan İsmet Özdek, 32 yaşında Avrupa’nın en görkemli balosunun baş koreografı olmayı başardı
  İşe babasının kuyumcu mağazasında çırak olarak başlayan İKO Başkanı Alaattin Kameroğlu'nun başarı öyküsü
  Altınbaş Holding olarak 35 markamız ile 5 kıtada faaliyet gösteriyoruz.4 milyar doları aşan aktif ...
  Select kadın giyim mağazalar zincirini satın alan Türk işadamı büyük başarısıyla dikkat çekti
  DÜNYA
  Başkent Bükteş'te bir gece kulübünde patlama meydana geldi
  Dördüncü yılındaki Suriye iç savaşında, ABD ilk defa olarak Suriye toprağına Amerikan askeri konuşlandırılacağını açıkladı
  Büyük bir Asteroid'in bugün dünyanın çok yakınından geçmesi bekleniyor
  352 kiloluk ABD'li, obezite tedavisi gördüğü hastaneye pizza sipariş edince 'disiplini bozuyor' diye sokağa atıldı
  IŞİD hedeflerini vurmak için İncirlik Üssü’nden havalanan iki ABD jeti, Rus uçağı tarafından engellendi
  BM Genel Kurulu Genel Görüşmelerinin ilk gününde kürsüye çıkan liderler Suriye'deki krizin çözümü için farklı mesajlar verdi
  ANKET
   ÜRÜN TANITIMLARI

Altınbaş Baharı Üç Renk ile Karşılıyor

Modern Gümüş Tasarımlar onda!

Sektörün lider markası ZEN PIRLANTA

Altınbaş'ın, Genç Koleksiyonu "Promıss"

Gizemi Favori ürünleri ile keşfedin!

Favori'den, Kuğu Zarifliği
Ana Sayfa |  Günün Haberleri |  Arşiv |  Firma Adresleri |  Ziyaretçi Defteri |  Hakkımızda |  Künye |  İletişim |  Rss |  iGoogle
RSS

Add to Google
Goldenlifegazetesi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Golden Life sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama